Akdeniz’in Sessiz Hüznü: Mersin Refah Şehitleri Anıtı ve Hikayesi
Mersin’in o cıvıl cıvıl, palmiye ağaçlarıyla süslü devasa sahil parkında (Atatürk Parkı) yürürken, denize doğru bakan, üzerinde bir gemi figürü ve subay büstleri olan görkemli bir anıt çarpar gözünüze. Çevresinde koşan çocuklar, paten kayan gençler veya banklarda oturan emekliler arasından sıyrılıp bu anıtın önüne geldiğinizde, Akdeniz’in o neşeli dalga sesleri bir anda derin bir sessizliğe bürünür.
Burası Refah Şehitleri Anıtı. İkinci Dünya Savaşı’nın o karanlık ve tekinsiz günlerinde, Mersin limanından kalktıktan sadece birkaç saat sonra Akdeniz’in karanlık sularına gömülen 168 vatan evladının anısını yaşatan, gurur ve hüznün iç içe geçtiği çok özel bir saygı duruşu noktası. Gelin, bu anıtın önünde duralım ve tarihin yapraklarını 1941 yılına sararak o meşum gecenin hikayesini birlikte öğrenelim.
Refah Şehitleri Anıtı Nerede ve Nasıl Gidilir?
Gezginlerin bir seyahat sitesinde ilk aradığı pratik bilgi konumdur. Refah Şehitleri Anıtı, Mersin’in tam merkezinde yer aldığı için ulaşımı en zahmetsiz tarihi noktalardan biridir.
Anıt, Mersin’in merkez Akdeniz ilçesinde, sahil şeridi boyunca uzanan meşhur Atatürk Parkı’nın tam kalbinde, denize sıfır bir noktada yer almaktadır.
- Toplu Taşıma İle Ulaşım: Mersin’in neresinde olursanız olun, çarşıya veya sahile gelen tüm belediye otobüsleri ve dolmuşlar Atatürk Parkı’nın önünden geçer. Parkın ana girişinde indikten sonra denize doğru 2 dakikalık kısa bir yürüyüşle anıta ulaşabilirsiniz.
- Kendi Aracınızla Ulaşım: Sahil yolunu (Atatürk Caddesi) takip ederek parka ulaşabilirsiniz. Parkın çevresinde ve liman bölgesine yakın alanlarda aracınızı bırakabileceğiniz geniş, ücretsiz veya belediyeye ait ücretli otoparklar mevcuttur.
- Mesafe Bilgisi: Anıt; Mersin Tren Garı’na sadece 1 km, daha önce yazdığımız Mersin Atatürk Evi’ne ise yürüyerek sadece 5 dakika (400 metre) mesafededir. Yani Atatürk Evi’ni gezdikten hemen sonra buraya geçmek harika bir rota kombinasyonudur.
O Karanlık Gece: Refah Şilebi Faciası Nedir?
Takvimler 23 Haziran 1941 gününü gösteriyordu. İkinci Dünya Savaşı tüm dünyayı kasıp kavururken, Türkiye kağıt üzerinde tarafsızdı ancak askeri açıdan tetikte olmak zorundaydı. Türk ordusunun modernizasyonu için İngiltere’ye sipariş edilen dört denizaltı ve dört uçak filosunu teslim almak ve orada eğitim görmek üzere çok özel bir askeri heyet görevlendirildi.
Deniz subayları, astsubaylar, erler ve geleceÄŸin Türk hava filosunu oluÅŸturacak öğrencilerden oluÅŸan bu seçkin heyet, İngiltere’ye gitmek üzere rotayı önce Mısır’a çevirdi. Yolculuk için seçilen gemi ise emektar Refah Åžilebi‘ydi. Gemi, Mersin Limanı’ndan büyük umutlarla ve dualarla demir aldı.
Kimin Vurduğu Hala Çözülemeyen Gizem
Refah Şilebi, Mersin’den kalktıktan yaklaşık 5-6 saat sonra, Kıbrıs açıklarında (Mersin’e yaklaşık 40 mil mesafede) saat 23.00 sularında kimliği belirsiz bir denizaltı tarafından torpillendi. Gemi saniyeler içinde karanlık Akdeniz sularına gömülmeye başladı.
O dönem gemide yeterli filika yoktu, olanlar da patlama nedeniyle hasar görmüştü. Türk denizci ve havacıları saatlerce Akdeniz’in soğuk sularında hayatta kalma mücadelesi verdi. Ertesi gün kurtarma gemileri bölgeye ulaştığında acı bilanço ortaya çıktı: 168 vatan evladı Akdeniz’in derinliklerinde şehit olmuştu. Sadece 32 kişi sağ kurtulabildi. Savaşın karmaşası içinde bu gemiyi bir Fransız mı yoksa İtalyan denizaltısı mı vurdu sorusu hiçbir zaman resmi olarak tam netleşmedi ama acısı Türk milletinin kalbine kor gibi düştü.