Mimari Bir Deha: Tek Devasa Kemer ve Hafifletme Gözü
Ala Köprü, geleneksel Türk-İslam köprü mühendisliğinin Çukurova ve Akdeniz bölgesindeki en sağlam, en büyüleyici örneklerinden biridir. Yapıyı adımlarken şu mimari detaylara mutlaka dikkat etmelisiniz:
- Muazzam Tek Ana Kemer: Köprü, Dragon Çayı’nın en hırçın ve en geniş aktığı dar bir boğaza kurulmuştur. Nehrin ortasına ayak koyup suyun gücüyle yıkılmasını engellemek için, Romalıların ve Selçukluların sıkça kullandığı o dahi yöntem uygulanmıştır: Köprü, tek bir devasa sivri kemer (ana göz) üzerine inşa edilmiştir. Bu dev kemer, nehir sularının altından hiçbir engele takılmadan gürül gürül akıp gitmesini sağlar.
- Sel Tahliye (Hafifletme) Gözü: Köprünün güney tarafındaki yaklaşım duvarının içinde, ana kemere göre çok daha küçük, yuvarlak formlu ikinci bir küçük kemer gözü daha yer alır. Bu küçük göz, ilkbaharda Toroslar’ın karları eriyip Dragon Çayı taÅŸtığında, fazla suyun köprünün gövdesine baskı yapmadan tahliye olmasını saÄŸlayan ve yapının ağırlığını hafifleten muazzam bir hidrolik mühendislik harikasıdır.
- Ölçüleri: Köprü yaklaşık 54 metre uzunluğunda ve 5.5 metre genişliğindedir. Ana kemerin sudan yüksekliği ise mevsimsel su debisine göre değişmekle birlikte yaklaşık 10 metreyi bulmaktadır.
Tarihin ve Geleceğin Kesişimi: Kıbrıs’a Hayat Veren Su Projesi
Gelelim bu yazıyı internetteki diğer tüm bloglardan ayıracak, web sitene muazzam bir güncellik ve derinlik (E-E-A-T) kazandıracak olan o muazzam modern projeye:
Ala Köprü’nün hemen birkaç yüz metre kuzeyinde, günümüzde Türkiye’nin en vizyoner mühendislik baÅŸarılarından biri yükselmektedir: Alaköprü Barajı. Türkiye’den Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) Akdeniz’in altından devasa borularla tatlı su götüren o meÅŸhur “KKTC Su Temin Projesi”’nin ana su toplama merkezi tam olarak burasıdır.
KiÅŸisel Not: Köprünün o asırlık taÅŸları üzerine çıkıp kuzeye doÄŸru baktığınızda, arkada yükselen o devasa modern baraj duvarını ve baraj gölünün turkuaz sularını görüyorsunuz. 700 yıl önce KaramanoÄŸulları’nın taÅŸları üst üste koyarak suyu aÅŸma dehası ile bugün modern Türk mühendislerinin Akdeniz’i aÅŸarak Kıbrıs’a su götürme dehası aynı kadrajda birleÅŸiyor. Tarihin ve geleceÄŸin bu muazzam buluÅŸmasını Dragon Çayı’nın uÄŸultusu eÅŸliÄŸinde izlemek, insana inanılmaz bir gurur ve hayranlık hissi veriyor.
Gezginler İçin Hayat Kurtaran İpuçları
Ala Köprü’yü tam bir yerel gibi keyifle gezebilmeniz ve harika fotoğraflar yakalayabilmeniz için tamamen tecrübeye dayalı altın tavsiyelerimi bir tabloda derledim:
| Konu / Dikkat Edilmesi Gerekenler | Pratik Bilgi ve Seyahat Tavsiyesi |
| Giriş Ücreti & Ziyaret | Doğanın ve yolun kenarında açıkta duran tarihi bir anıttır. Herhangi bir kapısı, turnikesi veya giriş ücreti yoktur. Müzekart gerekmez, günün her saati ücretsizce ziyaret edilebilir. |
| Fotoğrafçılık Tüyosu | Köprünün o devasa kemer yapısını ve alacalı taşlarını en iyi yansıtacak kareyi yakalamak için yol kenarındaki patikadan nehir yatağının hizasına (aşağıya) inin. Geniş açılı bir lensle, nehrin turkuaz sularını ön plana alıp yukarıya doğru çekeceğiniz fotoğraflar muazzam bir derinlik hissi verecektir. |
| Yürüyüş Güvenliği | Köprünün üzeri orijinal taş dokusunu korumaktadır ve kenarlarında koruma korkulukları (korkuluk duvarları) alçaktır. Köprü üzerinde yürürken, özellikle rüzgarlı günlerde ve çocuklu ailelerin dikkatli olması, kenarlara çok fazla yaklaşmaması hayati önem taşır. |
| Ziyaret Süresi | Köprüyü fotoğraflamak, üzerinde yürümek ve arkasındaki devasa baraj gölü manzarasını izlemek yaklaşık 20-30 dakikanızı alacaktır. |
| Alabalık ve Çilek Molası | Dragon Çayı’nın bu temiz ve buz gibi sularında muazzam lezzetli alabalıklar yetişir. Köprü turunuzdan sonra nehir kenarında sıralanan yerel restoranlardan birine oturup kiremitte taze Alabalık yiyebilir, dönüş yolunda ise Anamur’un o meşhur, buram buram kokan organik Açık Hava Çileklerinden paket yaptırabilirsiniz. |