Dünyayı Sarsan Randevu: Kleopatra ve Antonius’un Tarsus Buluşması
Gelelim bu kapıyı tüm dünyada bir efsaneye dönüştüren, Hollywood filmlerine (Elizabeth Taylor’ın ünlü Kleopatra filmi dahil) konu olan o muazzam tarihsel hikayeye.
M.Ö. 41 yılında, Roma İmparatoru Julius Caesar’ın suikasta uğramasının ardından imparatorluk generaller arasında bölünmüştü. Doğu eyaletlerinin yönetimi ünlü general Marcus Antonius’a geçmişti. Antonius, ittifak kurmak ve Mısır’ın zenginliklerinden faydalanmak amacıyla Mısır Kraliçesi Kleopatra’yı Tarsus’a davet etti.
Akdeniz’den Yükselen Altın Gemi
Zeki ve büyüleyici kraliçe Kleopatra, Tarsus’a sıradan bir elçi gibi gelmedi. Akdeniz’den yelken açıp Berdan Nehri vasıtasıyla Tarsus’un antik Regma limanına yanaşan gemisi muazzam bir ihtişama sahipti: Geminin kıçı altın kaplamaydı, yelkenleri erguvan rengi ipektendi ve gümüş kürekleri flüt sesleri eşliğinde suya gömülüyordu. Kleopatra, gemide aşk tanrıçası Aphrodite gibi giyinmiş, etrafı küçük aşk melekleri (Cupid) kılığındaki hizmetkarlarla çevrilmişti.
İlk Bakışta Başlayan Aşk
Gemi limana yanaştıktan sonra Kleopatra ve muazzam korteji, işte tam olarak bu Deniz Kapısı’ndan (Kleopatra Kapısı) kente muazzam bir gövde gösterisiyle giriş yaptı. General Antonius onu bu kapıda karşıladığında, kraliçenin zekasına ve bu ihtişamlı zarafetine ilk bakışta aşık oldu. Tarihin en büyük imparatorluk aşkı ve siyasi ittifakı bu taş kemerin altında atılan adımlarla başladı. Halk, bu unutulmaz tarihi olaydan dolayı kapıya asırlardır Kleopatra Kapısı adını vermektedir.
Mimari Özellikler: At Nalı Kemer ve Kesme Taş Zarafeti
Kleopatra Kapısı, Roma su ve askeri mimarisinin en asil, yalın ve sağlam örneklerinden biridir. Yapıyı fotoğraflarken şu mimari detaylara dikkat etmek gerekir:
- At Nalı Formlu Kemer: Kapının kemeri, dönemin en zorlu taÅŸ geçiÅŸ tekniklerinden biri olan tek merkezli, hafif “at nalı” formuna sahiptir.
- İç Çekirdek ve Horasan Harcı: Kapının yüksekliği yaklaşık 8.50 metre, iç kemer genişliği ise 6.20 metredir. İnşasında yerel kireçtaşı blokları ve yapıyı yüzyıllardır depremlere karşı koruyan o meşhur dayanıklı Horasan harcı kullanılmıştır. Kapının iç yüzeyi pürüzsüz taş işçiliğine sahipken, dış yan duvarlarında surların bağlandığı noktaların izleri net bir şekilde seçilebilmektedir.
Gezginler İçin Hayat Kurtaran İpuçları
Kleopatra Kapısı’nı tam bir yerel gibi keyifle gezebilmeniz ve harika fotoğraflar yakalayabilmeniz için tamamen tecrübeye dayalı altın tavsiyelerimi bir tabloda derledim:
| Konu / Dikkat Edilmesi Gerekenler | Pratik Bilgi ve Seyahat Tavsiyesi |
| Giriş Ücreti & Gişe | Şehrin göbeğinde, caddelerin kesiştiği açık bir meydanda yer alan anıt yapıdır. Herhangi bir turnikesi, kapısı veya giriş ücreti yoktur. Müzekart gerekmez, günün her saati ücretsizce ziyaret edilebilir. |
| En İyi FotoÄŸraf Saati | Kesinlikle “Mavi Saatler” (Gün batımından hemen sonraki alacakaranlık). Belediyenin kapının içine ve çevresine yerleÅŸtirdiÄŸi modern ışıklandırma sistemi devreye girdiÄŸinde, o antik taÅŸların dokusu gökyüzünün koyu maviliÄŸiyle birleÅŸerek muazzam sinematik fotoÄŸraflar verir. |
| O Meşhur Yazıtı Unutmayın! | Bir önceki seansımızda yazdığımız o meşhur Eski Hamam Roma Yazıtı (Severus Alexander’ın Tarsus’u öven 1.45 metrelik taşı) tam olarak bu kapının kuzey tarafındaki yeşil alanda dikilidir. Kapıyı gezdikten sonra hemen kuzeyine yürüyüp o taşı da çıplak gözle mutlaka inceleyin. |
| Ziyaret Süresi | Meydanda yürümek, kapının altından geçip o tarihi aşkı hayal etmek ve fotoğraflar çekilmek yaklaşık 15-20 dakikanızı alacaktır. |