Arkeoloji Dünyasını Sarsan Keşif: Meydancık Kalesi Definesi
Gelelim bu yazıyı internetteki diğer tüm içeriklerden ayıracak, web sitene muazzam bir bilimsel otorite kazandıracak olan o meşhur define hikayesine:
1980 yılında Fransız ve Türk arkeologların ortak yürüttüğü bilimsel kazılar sırasında, kalenin saray kalıntılarının altındaki gizli bir bölmede, pişmiş topraktan yapılmış üç büyük amfora (küp) keşfedildi. Küplerin ağzı açıldığında bilim dünyası adeta şoka uğradı.
5215 Adet Saf Gümüş Sikke
Küplerin içinden, Büyük İskender ve onun generallerinin (Seleukos, Ptolemaios, Lysimakhos) dönemlerine ait, üzerlerinde kralların ve tanrıların portreleri basılmış tam 5215 adet saf gümüş antik sikke (Tetradrahmi) fışkırdı. Arkeoloji literatürüne “Meydancık Kalesi Definesi” olarak geçen bu muazzam buluntu, antik çağın en büyük askeri kasalarından birinin bu kalede saklandığını kanıtladı. Bu sikkeler bugün Silifke Müzesi’nin en deÄŸerli koleksiyonu olarak sergilenmektedir.
Mimari Bir Deha: Harçsız Megalitler ve Yeraltı Sarnıçları
Meydancık Kalesi, sarp bir kaya platosunun zirvesinde yaklaşık 700 metre uzunluğunda bir alana yayılır. Yapıda yürürken şu askeri mimari dehalara mutlaka odaklanmalısınız:
- Harçsız Devasa Taş Duvarlar: Kalenin surları incelendiğinde, Hitit ve Pers mimarisinin en belirgin özelliği olan, tonlarca ağırlıktaki devasa kesme taşların hiçbir harç kullanılmadan, sadece birbirine kenetlenerek üst üste bindirildiği o muazzam megalit duvar işçiliği göze çarpar.
- Pers Sarayı Kalıntıları: Platonun en üst noktasında, Pers dönemine ait o meşhur sütunlu kabul salonunun (Apadana) ve idari binaların temel hatları, anıtsal kapı söveleri çıplak gözle izlenebilmektedir.
- Gizli Yeraltı Sarnıçları: Sarp bir dağ tepesinde su bulmak en büyük problem olduğu için, antik mühendisler kalenin tabanındaki kayaları oyarak devasa yeraltı su sarnıçları yapmışlardır. Yağmur ve kar sularını toplayan bu sarnıçlar, kuşatma zamanlarında kaledeki yüzlerce askerin aylarca susuz kalmamasını sağlayan hayati birer can damarıydı.
KiÅŸisel Not: Kalenin o harçsız devasa surlarının üzerine çıkın ve sırtınızı asırlık taÅŸlara yaslayın. Tam karşınızda uzayıp giden o derin Toros vadilerini, aÅŸağıda kıvrılan nehir yataklarını izleyin. Rüzgar tepede o kadar sert ve özgür esiyor ki, insan kendisini dünyadan tamamen izole, bulutların üzerinde bir hükümdar gibi hissediyor. 1980’de arkeologların o toprağın altından binlerce gümüş sikkeyi çıkardıkları o heyecan anını düşünmek, bu sarp kayalıklara bambaÅŸka mistik bir ruh katıyor.
Gezginler İçin Hayat Kurtaran İpuçları
Meydancık Kalesi’ni tam bir kâşif gibi keyifle gezebilmeniz ve mağdur olmamanız için tamamen tecrübeye dayalı altın tavsiyelerimi bir tabloda derledim:
| Konu / Dikkat Edilmesi Gerekenler | Pratik Bilgi ve Seyahat Tavsiyesi |
| Giriş Ücreti & Güvenlik | Kültür Bakanlığı’na bağlı koruma altındaki resmi sit alanıdır. Giriş tamamen ücretsizdir ve Müzekart gerekmez. Gün ışığında rahatça ziyaret edilebilir. |
| Yürüyüş ve Ayakkabı Uyarısı | Kalenin zirvesine çıkan patikalar oldukça dik, taşlık ve engebelidir. Çalıların ve tarihi taşların arasında yürüyeceğiniz için buraya terlik veya düz taban şehir ayakkabısıyla gelmek sakatlanmalara yol açabilir. Altı kaymayan sağlam bir spor/yürüyüş ayakkabısı giyilmesi şarttır. |
| En İyi Fotoğraf Saati | Kesinlikle akşamüstü saatleri. Güneş Toroslar’ın arkasına doğru alçalırken, o harçsız devasa taş blokların arasına düşen dikey gölgeler kalenin o heybetli ve vahşi askeri karakterini fotoğraflarda muazzam yansıtır. |
| Ziyaret Süresi | Patikayı tırmanmak, sur hatları boyunca yürümek, Pers sarayı temellerini ve sarnıçları incelemek için en az 1 saat zaman ayırmalısınız. |
| Gülnar Yayla Lezzetleri Molası | Kale gezinizden sonra Gülnar ilçe merkezine geçin. Toroslar’ın tertemiz yaylalarında beslenen oÄŸlakların etiyle yapılan ve odun ateÅŸinde saatlerce piÅŸen o meÅŸhur Gülnar OÄŸlak Kavurmasını yiyin. Yanına yerel köylülerin ürettiÄŸi ÅŸifalı Gülnar Pekmezinden ve kuru üzümünden paket yaptırarak seyahatinizi taçlandırın. |