Yer Altındaki Cennet ve Mitolojik Cehennem: Mersin Cennet Cehennem Obrukları Rehberi
Akdeniz’in altı, üstünden çok daha büyük sürprizlerle doludur. Mersin’in Silifke ilçesine doğru yol alırken, yeryüzünün aniden derin bir sessizlikle yarıldığı, yeşilin ve karanlığın iç içe geçtiği iki devasa çukura rastlarsınız. Burası, dünya çapında bir doğa harikası olan Cennet ve Cehennem Obrukları.
Halk arasında “maÄŸara” olarak anılsa da coÄŸrafi olarak buralar birer yer altı maÄŸarasının tavanının çökmesiyle oluÅŸmuÅŸ devasa obruklardır. Bir tarafı kuÅŸ sesleriyle bezeli yemyeÅŸil bir vaha, diÄŸer tarafı ise içine bakarken bile insanın ürperdiÄŸi mitolojik bir zindan… EÄŸer hayatınızda bir kez bile “yerin altına” doÄŸru unutulmaz bir yolculuk yapmak istiyorsanız, gelin bu mistik rotayı tüm detaylarıyla birlikte adımlayalım.
Cennet Cehennem Obrukları Nerede ve Nasıl Gidilir?
Gezginlerin internette en çok arattığı ve seyahat planı yaparken en çok ihtiyaç duyduğu pratik ulaşım bilgileriyle başlayalım.
Cennet ve Cehennem Obrukları, Mersin’in tarihi zenginlikleriyle ünlü Silifke ilçesine bağlı Narlıkuyu yakınlarında yer almaktadır.
- Kendi Aracınızla Ulaşım: Mersin merkezden Antalya yönüne doğru sahil yolunu (D-400) takip edin. Erdemli’yi geçip Narlıkuyu’ya geldiğinizde yukarıya, dağ yönüne doğru sapan tabelaları göreceksiniz. Sahil yolundan sadece 4-5 km yukarı tırmandığınızda obrukların otopark alanına ulaşırsınız. Yol tamamen asfalt ve rahattır.
- Toplu Taşıma İle Ulaşım: Mersin otogarından veya ÅŸehir içinden kalkan Silifke otobüslerine veya dolmuÅŸlarına binmelisiniz. Åžoföre “Narlıkuyu – Cennet Cehennem ayrımında” ineceÄŸinizi söyleyin. Ana yolda indikten sonra yukarı çıkan yerel dolmuÅŸları kullanabilir veya taksiyle kısa sürede alana varabilirsiniz.
- Mesafe Bilgisi: Ören yeri; Mersin şehir merkezine yaklaşık 85 km, Erdemli’ye 45 km, Silifke ilçe merkezine ise 22 km mesafededir. Kızkalesi’ne ise sadece 5 km uzaklıktadır. (Kızkalesi gezisiyle birleştirmek harika bir fikirdir).
Cennet Obruğu: Yeşil Vaha ve 452 Basamaklı Sınav
İlk durağımız, adının hakkını sonuna kadar veren Cennet Obruğu. Burası elips şeklinde, yaklaşık 250 metre uzunluğunda ve 70 metre derinliğinde devasa bir çukurdur. Aşağıya baktığınızda, çukurun tabanında gelişmiş yemyeşil bir ağaç topluluğu ve bir kilise görürsünüz.
Basamakları İnmek mi, Asansöre Binmek mi?
Cennet Obruğu’nun tabanına inen tam 452 adet tarihi taş basamak bulunuyor.
- Yürüyerek İnmek: Eğer sağlık durumunuz elveriyorsa aşağıya yürüyerek inmenizi tavsiye ederim. Her basamakta havanın serinlediğini, yukarıdaki Akdeniz sıcağının yerini nemli ve mistik bir serinliğe bıraktığını hissetmek bambaşka bir deneyimdir.
- Asansör Konforu: Yakın dönemde yapılan modern dikey asansör sayesinde, yaşlılar, çocuklu aileler veya fiziksel engeli olanlar da obruğun tabanına rahatça inip çıkabiliyor. Aşağıya yürüyerek inip, yukarıya asansörle çıkmak en akıllıca stratejidir!
Meryem Ana Kilisesi ve Yeraltı Deresinin Sesi
Basamakların sonuna doğru geldiğinizde, obruğun tam ağzında Meryem Ana Kilisesi (Aziz Paulus Kilisesi) sizi karşılar. 5. yüzyılda dindar bir adam olan Paulus tarafından yaptırılan bu kilisenin çatısı yoktur; çünkü obruğun tavanı zaten doğal bir çatı görevi görür.
Kiliseyi geçip mağaranın daha da derinliklerine, karanlık kısma doğru ilerlediğinizde altınızdan gürül gürül akan gizemli bir yer altı deresinin sesini duyacaksınız. Bu dere, mitolojide adı geçen ve Narlıkuyu sahilinden denize karışan tatlı sudur.